Top Social

Image Slider

cemaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cemaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İsim isim anlatıyoruz; Merhum Kemal Kacar'a kastedenlerle, Akademi Dergisi'ne savaş açanlar, yasaklandığı şeklinde sahte yazı yayanlar, aynı suç örgütü: AKPKK... | Mehmet Fahri Sertkaya

 ahmet arif denizolgun, akademi dergisi, akpkk'nin gerçek yüzü, cemaat, götürgev, izinli mi, kemal kacar, mossad, nurettin akman, süleyman hilmi tunahan, süleymanlılar, tarikat, tugva,
CIA bağlantılı olduğu afişe olan, yerli ve yabancı çok sayıda basın kuruluşunda ismi CIA casusu olarak geçen Nurettin Akman, çevresinde büyük oranda Sabetaycı gizli Yahudiler ve Masonlar bulunan, Amerika ve İsrail ile acayip bir dostluğu olan ve kendisi de Sabetaycı Yahudi olan Adnan Oktar'ın, Masonik logolu A9 TV'sine sorun görmeden konuşurken görülüyor.


İsim isim anlatıyoruz, okuyun...

Akademi Dergisi, mafya babaları ile, ''kurşun manyağı'' yapılmak ile, içeri tıkılmak ile, yakınları/akrabaları ile tehdit edilmişti. Kemal Kacar merhumu ilaçlarla delirtmek isteyenler ile Akademi'nin yasaklandığı pususunu kuranlar, aynı kişiler.

Hiçbir Süleymancı, AK Partili olamaz ve Akademi'ye karşı da olamaz. Çünkü;

➥ Akademi'nin yasaklandığı pususunu AKPKK+MİT+CIA ortak şekilde kurdu. Kimleri kullandılar biliyor musunuz? Merkez yeni yasaklamaları neden e-posta ile dağıtmıyor, biliyor musunuz? İsim isim anlatıyoruz, okuyun...

Akademi Dergisi, şu anda sekizinci senesinde ve sekiz sene boyunca hiç bir zaman cemaat yönetimi tarafından yasaklanmadı. Hiçbir zaman dava da edilmedi. Sekiz sene boyunca, özellikle de son dört senedir, abartısız onlarca kere, merkezimiz tarafından yasaklandığı iftirası atıldı, sahte yazılar dolaştırıldı. Bunun on binlerce farklı şahidi var.

2016 yılında, merhum büyüğümüz Arif Ahmet Denizolgun'un alemi değiştiği gün ve sonrasındaki haftalar, aylar boyunca, AKPKK organize suç, terör ve ihanet örgütünün Müslüman görünümlü münafık ve adi militanları, aslında daha doğru ifade ile bu militanlar üzerinden CIA, yolumuza karşı adice pusular kurdu ve bu dengeler arasında Akademi Dergisi de bunlara karşı vazifesini yaptı.

Bu sürecin devamında, merkezimizden çıkan gerçek ve genel bir sosyal medya yasaklaması metni, bunlar tarafından fırsata çevrildi ve metnin üzerinde oynayıp, aslında bulunmadığı halde oraya Akademi Dergisi hesaplarını parantez açarak ekleyip, sonra bunu mail yolu ile bölge sekreteryalarımızın yaklaşık yarısına gönderdiler, diğer yarısına ise, güncel mail adreslerini bilmedikleri, ellerinde olmadığı için gönderemediler. Yasaklama metinleri zaten e-posta ile dağılırdı ve bunlar herkesten önce davranıp, teknik bir hile ile, sanki merkez sekreteryanın o herkesin bildiği mail adresinden çıkmış gibi görünen, e-postalar gönderdiler. Öyle bir manzara oluştu ki, yurt içinde bazı illerde gerçek metin, bazılarında ise oynanmış bu sahte metin okundu. Çünkü ellerine ulaşan mail, tam anlamı ile merkez sekreteryamızdan çıkmış gibi görünüyordu. Yurt dışında da bazı bölgelerde, içinde Akademi'den bahsedilmeyen gerçek metin, bazı bölgelerde de Akademi eklenmiş sahte metin okundu. Tam bir kaos ortamı oluştu.

Bu, elektronik hileden başka bir şey değildi. İçinde, parantez açılarak Akademi Dergisi'nin yasaklandığı iddiası eklenen sahte metnin, merkezden hiçbir zaman çıkmadığını, sonraki süreçte biz binbir türlü izah ve ispat ettik. Zaten bu sene, yaklaşık bir ay kadar önce çıkan yeni yazılı sosyal medya yasaklaması, ilk defa olarak mail sistemi ile dağıtılmadı, elden ve imzalı şekilde dağıtıldı ve sistemimize bir daha böyle bir sızma ihtimali de bertaraf edildi. Metnin/evrakın üzerine en dikkat çekici şekilde "Kesinlikle e-posta sistemi ile dağıtılmayacaktır!" notu eklendi.

Bu adice davranışı geçen sene yapanlar, çoktan, kimisi yirmi küsur sene önce, kimisi on küsur sene önce Süleymancılar cemaatinden pis işlere bulaşmaya başladıkları için kovulmuş olup da ortak nokta olarak yoluna AKPKK suç örgütü ile devam eden kişiler. Bunlardan biri, Avukat Zeki Çalışkan...

Cemaatimizde bir zamanlar idareci kadro arasında bulunan Zeki Çalışkan'ı, bu pusularından sonra uzun uzun anlattık. En son, sahte yasaklama pusuları da Akademi'yi durdurmayınca, çaresiz kalıp, birlikte pis işler çevirdikleri mafya babaları ile, karanlık çetelerle, bizi "kurşun manyağı" yapmakla bile tehdit ederek Akademi Dergisi'ni durdurmaya çalıştı. Sonra yine de gerekli karşılığı verdik ve kaç aydır varlık bile gösteremiyor. Bütün bu sürece on binlerce kişi doğrudan yada dolaylı olarak şahit oldu.

Bir diğeri, cemaatimizi AKPKK suç, terör ve ihanet örgütü ile yakınlaştırmak için dinimizi ve yolumuzu/değerlerimizi en adice malzeme eden, üstazımız adına bile kasten yalan sözler uyduran, on milyonlarca müslümanı ve gelecek nesilleri kandırmaya teşebbüs etmekten çekinmeyen ve sonraki sesli ve yazılı yayınlarımızda bir hiçe dönüştürdüğümüz, tesirini/zararını kırdığımız, Haber 7 ve habervaktim com gibi fitne yuvalarının yazarı, çirkin yüzünü aleme gösterdiğimiz Şevket Tandoğan...

Diğeri, AKPKK'nin bir zamanlar Ankara sorumlusu olan, sonra bir devlet kurumunun başına getirilen Nurettin Akman... Nurettin Akman da Zeki ve Şevket ve diğer bazıları gibi, yıllarca cemaatimiz içinde üst idareciler arasında bulunmuş bir kişi. İçimizi, sistemimizi çok iyi bilenlerden. Akman, merhum büyüğümüz Kemal Kacar bey ağabeyimize kasten akıl sağlığını bozucu ilaçlar verip delirtmek isteyen kişi. Avrupa idarecisi idi o zamanlar ve bu teşebbüsü de AKPKK ve CIA için yapmıştı. Bu niyetle kullandığı Adanalı profesörü de herkes bilir ve o da sağdır. Bunu o zaman denediler çünkü, o zamanlar AKPKK kurulacak iken, bu Siyonist ihanet projesine mani olmak için çırpınanlardan biriydi merhum idarecimiz Kemal Kacar...

Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin kendi sesinden dua edişi 1956 (Restorasyonlu) | Akademi Dergisi

Süleyman Hilmi Tunahan, web tv, sohbetler, vaaz, nasihat, dualar, süleymanlılar cemaati, tarikat, mürşid, müceddid,

Videoyu openload kanalımızdan izleyin...


Metin, nedir senin niyetin? | Aladağ yangınına benzin dökenler hep gizli Ermeniler, gizli Yahudiler ve Masonlar mı? | Süleymancı Mehmet Fahri Sertkaya yazdı..

akademi dergisi, içimizdeki ermenistan, içimizdeki israil, Mehmet Fahri Sertkaya, metin feyzioğlu, sabetaycılar, Satanistler, süleymancılar, süleymanlılar, tarikat, Türk Guguk Sistemi,

Yahu Metin, nedir senin niyetin?


Acayip bir şeyler yazmışsın, ünlü ve saygın bir hukukçu olarak biliniyorsun, bir nasıl tanındığına/bilindiğine bakıyorum, basında/medyada bu millete nasıl tanıtıldığına bakıyorum, ne konuma konduğuna bakıyorum, bir de şu yazdıklarına bakıyorum ve ben bu işin içinden çıkamıyorum...


Metin Feyzioğlu'nun, İslam düşmanı Oda TV'deki
skandal yazısı
 1-  O cümle öyle kurulmaz. Medeni hiçbir insan hadiseyi böyle aktarmaz. Devlet, durduk yerde yurdunu kapatmadı, çocukları tarikat yurduna göndermedi. Devletin yurdu eskiydi, aynı zamanda bakımsızdı, mecburen yıktı, yenisini yapmaya kalktı ama imkan bulamadı. İstediği hızda yapamadı. 'Tarikat' diyerek aşağılamaya ve terör örgütü gibi göstermeye çabaladığın "tertemiz" insanlar, bu devletin asli unsuru olan ve ezici çoğunluğu oluşturan insanlar, seve seve bu çocuklara, kendi vatandaşlarına sahip çıktılar, tahsil imkanı sağladılar ve para bile almadılar. Üstüne para bile verdiler. 


Medeni/çağdaş her devlet böyle vatandaşları olsun ister. Tarikatçı diyerek dışladığın ve çok suçlu, çok tehlikeli insanlar gibi göstermek istediğin, hatta karaladığın Süleymancılara; bu davranışları, insanlığa böyle büyük hizmetleri, şu karanlık dönemde hayal gibi şeyleri başarabildikleri için çok sayıda Avrupa ve Asya ülkesi, devlet gücünü kullandırıyor. Neler neler sağlıyorlar. Devlet yurtlarını gönül rahatlığıyla Süleymancılara devir edip işin içinden çıkıyorlar. ''Biz devlet gücü ile hakkından gelemiyoruz, siz başarabiliyorsunuz'' diyorlar. ''Siz sadece Müslümanların değil, bütün insanların, bütün insanlığın iyiliğini istiyorsunuz. Takdiri ve desteği hak ediyorsunuz" diyorlar. Yetmiyor da yanında devlete ait arabalar, servis araçları veriyorlar. Hafif cezalar alanları, sivil toplum örgütü kabul ettikleri bu yurtlarda atlı ay ya da bir sene gönüllü çalıştırıp, Süleymancıların yüklerini hafifletiyorlar. Büyük miktarda para desteği de veriyorlar. Bazı ülkeler, bu teklifi kabul eden Hristiyan vatandaşlarına ''Tamam, Süleymancıların yurdunda şu kadar süreliğine gönüllü olarak çalış, seni askerlik yapmış sayacağız" diyorlar. Devletin resmi toplantılarında Süleymancıları şeref konuğu olarak ağırlıyorlar. Böyle bir nimet bulmuşlar, arada din ve kültür farkı bile olsa kıymetini bilmek için çırpınıyorlar. Asla düşmanlık yapmıyorlar. Çok büyük saygı duyuyorlar.


Bizim devletimiz de böyle bir imkan bulmuş, bundan neden rahatsız olsun? Herkes senin gibi İslam karşıtı olmak zorunda mı? Senin gibiler istiyor diye rejim, İslam karşıtı mı olmalı, asli unsur olan Müslümanları ve inançlarını dışlayıp durmalı mı? Bu istediğin, Sabateycı gizli Yahudi Kamal Adıtürk adına Sabetaycı hainlerin ve paslaştıkları İngiliz derin devletinin kurduğu saçma sapan rejimin çakma guguk sisteminin haricinde, medeni/çağdaş, evrensel hukukun neresinde yazıyor? Ve sen neden Mason tarikatlarından, gizli Yahudi tarikatlarından, gizli Ermeni tarikatlarından, Sabetaycı tarikatlarından, misyoner tarikatlarından, Satanist tarikatlarından, Alevi tarikatlarından rahatsız olmuyorsun ya da bu derece rahatsız olmuyorsun? Neden tarikat denince aklına hemen İslam tarikatları geliyor ve okuyucunun aklına hemen sadece İslam tarikatlarının gelmesini istiyorsun? Yazının başlığına "Peşini bırakmayacağız" yazmışsın. Satanistler tarafından üst üste sadistçe katledilen çok sayıda masumun katillerinin peşine düştün mü, düştün de peşlerini bıraktın mı? Mesela sen Münevver Karabulut'un ailesine mi avukatlık yapmıştın yoksa Münevver'i Yahudi inançları gereği ayinle sadistçe katleden Cem Garipoğlu'nun babası gizli Yahudi Hayyam Garipoğlu'nun mu avukatlığını yapmıştın?


Türk basın tarihinin en kara lekelerinden biri olan dihihaberler.com'un sahiplerinden ve yazarlarından Seyit Mehmet Deniz'i gerçek yüzü ile tanıyın! | Akademi Dergisi

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, seyit mehmet deniz, iftira, dinihaberler.com, süleymancılar, cuma namazı, cemaat, gerçek yüzü, milat gazetesi, mehmet emin özafşar,

Milat paçavrasının ve dini haberler com'un, son dönemde bütün Türkiye'nin nefretini kazanan, adice, müfterice, cahilce ve fitne dolu yazılar yazan yazarı bakın kim çıktı. Oda TV'nin haberi...

Adı: Seyit Mehmet Deniz. 

Hükumete yakın Milat gazetesinin yazarı.

Geçen günlerde Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı görevinden alınan Prof. Dr. Mehmet Emin Özafşar’a yakınlığıyla bilinen dinihaberler.com’un da eski imtiyaz sahibi. 

Ve her ne kadar kendisini “araştırmacı yazar” diye tanıtsa da, eski bir Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni.

“Eski” diyoruz, çünkü... 

Seyit Mehmet Deniz’in Adana'da öğretmenlik yaptığı dönemde öğrencilerinin şikayeti üzerine “taciz” suçlamasıyla soruşturma geçirdiği ortaya çıktı.

Soruşturma sonucunda da Deniz’in öğretmenlik mesleğinden çıkarılmasına karar verildi. 

“ÖĞRENCİYİ DUDAKLARINDAN ÖPEREK TACİZ ETTİĞİ…”

Özetlersek…

Rusya'da İslam elçisi bir Alanyalı: Hasan Arıkan | Akademi Dergisi

hasan arıkan, rusya, vladimir putin, 3. dünya savaşı, Gizli Müslümanlar, medyada süleymancılar, süleymancılar, süleymanlılar, akademi dergisi, yurtları, kursları,

Süleymanlı Cemaati'nin kanaat önderlerinden olan ve 10 yıldır Moskova'da hizmet veren Alanyalı Hasan Arıkan Hoca, 35 milyon Müslümanın yaşadığı Rusya'da İslamiyet'in hızla yayıldığını söyledi.

MIT Uluslararası Moskova Turizm Fuarı'na katılan Alanya basını, Süleymanlı Cemaati'nin kanaat önderlerinden olan Alanyalı Hasan Arıkan'ı ziyaret etti. Alanya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Başkanı Mehmet Ali Dim, Alanya Postası Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Gürses, Yeni Alanya Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ferit Kesen, Doğan Haber Ajansı (DHA) Alanya Büro Şefi Teoman Eriş, ATV Muhabiri Ercan Yıldırım ve Kanal A Muhabiri Mustafa Sucu'yu, Rusya'nın başkenti Moskova'da bulunan Prospekt Mira'daki yurt binasında kabul eden Arıkan, Rusya'da Müslümanlığın hızla yayıldığını belirterek ''Rusya çok büyük bir devlet. 150 milyon nüfusu var. Rusya Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıkladığı resmi rakamlara göre Rusya'da 30 milyon Müslüman yaşıyor. Gayr-i resmi olarak da 35 milyon Müslüman var'' dedi. 

Rusya'nın herkesin dinini özgürce yaşayabildiği büyük bir devlet olduğunu dile getiren Arıkan, 10 yıl önce Rusya'ya gittiğinde iki adet olan yurt sayısının şimdi 54 olduğunu söyledi. Moskova'da 980 kilise bulunduğuna dikkat çeken Arıkan ''Cami sayısı ise sadece iki tane. Moskova'da da 2 milyon müslüman yaşıyor. Cami sayısını, yurt sayısını arttırmamız gerekiyor'' diye konuştu. 

Süleymancılar cemaati 16 Nisan referandumunda EVET mi HAYIR mı diyecek? | 3. yayın | Süleymancılar Erdoğan'ı cemaatten uzaklaştırdılar, hiçbir seçimde oy vermediler, referandumda neden EVET desinler? Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi



Süleymancılar Erdoğan'ı, İsrail'e, Amerika'ya, BOP'a, Büyük İsrail Projesine hizmet edecek diye cemaatten uzaklaştırdılar, hiçbir seçimde de oy vermediler, referandumda neden EVET desinler? 

Süleymancılar onlarca senedir deterjan kullanmıyorlar | Kemal Kacar: Hakkımı helal etmiyorum | Akademi Dergisi'nden Mehmet Fahri Sertkaya anlatıyor

akademi dergisi, cemaat, deterjanlar, haram, idareci, kanser, kemal kacar, mehmet fahri sertkaya, müslüman kadına dair, sağlık tavsiyeleri, süleymancılar, süleymanlılar, tarikat, tıp,

Kamuoyunda yanlış bir şekilde Süleymancılar denilen Süleymanlılar tarikatının geçmiş idarecilerinden olan merhum Kemal Kacar, bundan onlarca sene önce cemaatin bağlılarına deterjanların tehlikesini anlatmış ve kullanmamalarını istemişti.

Kemal Kacar: 

➥ ''Gün gelecek doktorlar da deterjanları yasaklayacak. Şimdi ağabeylerinin sözünü dinlemeyip de, o gün geldiğinde hekimlerin sözünü dinleyeceklere hakkımı helal etmiyorum. Deterjanları evinize dahi sokmayın!’’ demişti

Bu kritik müdahalesinden sonra da cemaat mensupları, deterjanların tehlikelerinden kendilerini korumak gayreti içinde olmuşlardı.

Günümüzde bir bir meydana çıkan gerçekler, Süleymanlıların tarihi, siyasi, ilmi her meselede olduğu gibi, tıp ile alakalı hususlarda da isabetli olduklarını gözler önüne serdi: Deterjanlar mikroplarla birlikte insanları, hayvanları, bitkileri ve bütün bir gezegeni öldürüyorlar.

DETERJANLAR HARAM, ÇÜNKÜ HER ŞEYİ ÖLDÜRÜYOR

Türkiye'de her gün 450 kişiye kanser teşhisi konuluyor. 

Kansere sebep olan çok etken var ama kanserin başlıca sebeplerinden birinin deterjanlar olduğu, deterjanların mikroplarla birlikte insanları, hayvanları, bitkileri, gezegenimizi ÖLDÜRDÜĞÜ bilinmiyor. İnsanlık büyük bir hassasiyetle ve ciddiyetle bu konunun üzerine gitmedikçe, bizi çok daha zor günler bekliyor. 

Bu yazıda, tehlikenin büyüklüğünü ve sağlığınızı korumak için neler yapabileceğinizi okuyacaksınız.

Akademi Dergisi yasaklanmadı | Son pusu da çöktü | Akademi Dergisi'nden Mehmet Fahri Sertkaya anlatıyor [video]

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, yasak, cemaat, tarikat, merkez, sosyal medya, facebook, internet

Akademi Dergisi yasaklanmadı | Son pusu da çöktü | Akademi Dergisi'nden Mehmet Fahri Sertkaya anlatıyor [video]

Bu ne çirkin bir hareket böyle... ODA TV'nin Süleymancılarla derdi ne? [video]

Bu ne çirkin bir hareket böyle... ODA TV'nin Süleymancılarla derdi ne? [video]


ODA TV'den Aydın Tonga isimli Alevi mezhepçisi lüzumsuz şahsın, haber mühendisliği ve çok seviyesiz bir üslup ile Süleymanlılar cemaatini ve mensuplarını karalayan hatta taktik cümleler ile halka hedef gösteren yazısına, Mehmet Fahri Sertkaya gereken cevabı veriyor. 



Sürekli İslami değerlere ve müslümanlara saldıran, hep de meseleleri olduğundan farklı göstererek saldıran Alevi mezhepçisi Aydın Tonga'nın, Süleymancı cemaatine bu yazısında sadırmasına gerekçe olarak gösterdiği DiniHaberler.com sitesinden de Mehmet Fahri Sertkaya ile iletişime geçebilen, cep numarasını olsun verebilen ve kendisi ile telefon üzerinden olsun görüşebilen olmamıştır. Bu video kaydının üzerine geçen bunca zamana rağmen Aydın Tonga'dan ya da onunla aynı kafadan olan ODA TV'ci Alevi mezhepçisi ve İslam karşıtı arkadaşlarından, ya da ODA TV'de çokça bulunan gizli Ermeni ve gizli Yahudi yazarlardan, hiç kimseden yazılı ya da sözlü bir cevap/itiraz/savunma gelmemiştir. Gelmesi de mümkün değildir. 


Merhum Kemal Kacar: "İçimizde ne yılanlar besliyoruz." | Akademi Dergisi

ahmet arif denizolgun, akademi dergisi, alihan kuriş, cemaat, kemal kacar, Mehmet Fahri Sertkaya, nifak, süleyman hilmi tunahan, süleymancılar, tarikat,

Şeytanlar ve şeytanlaşmış insanlar bayram yapıyorlar şimdi.

Tıpkı hz. üstazımızın vefatında, Kemal Bey Ağabeyimizin vefatında yaptıkları gibi.

Tam zamanı deyip fitne fesat ateşini yakarak var güçleri ile bu ateşe odun taşımakla meşguler. Taşıyın taşıyın. Cehennemin dibinde cayır cayır yanacak bedenlerinizin ateşini harlayın.

Ey şeytan! Ey avaneleri!

Her defasında emaret makamına geçen büyüklerimizi "toy, çocuk" olarak niteleyip kolay lokma olacağını zannederek seviçten histeri krizi geçiriyorsun. Ama nafile. Yine hayal kırıklığına uğrayacak planların boşa çıkacak. Sen yine neden başaramadığını anlayamayacak bir türlü işin içinden çıkamayacak, çaresizlik içinde kıvranacaksın.