Top Social

Image Slider

Adolf Hitler gizlice Müslüman olmuştu ve bu yüzden mağlup olmuştu | Akademi Dergisi


Hitler'i iktidara Siyonistler getirmiş, ordusunu, hava kuvvetlerini bile Siyonistler kurmuştu. Ama o sonradan gizlice Müslüman oldu ve Müslümanların menfaatine, Siyonistlerin aleyhine mücadele etti. Sonu da Siyonistlerin elinden oldu.

Dönemin Kudüs Müftüsü olan ve Hitler ile yakından tanışan Emin el Hüseyni, Hitler'in Müslüman olduğunu söyleyenlerden, buna şehadet edenlerden biridir.

Silsile-i Saadatın 33. ve son halkasını teşkil eden Süleyman Hilmi Tunahan kuddise sirruhu da, Hitler'in gizlice Müslüman olduğunu ifade edenler arasındadır. Süleyman Efendi, yetiştirdiği yakın talebelerine bu bilgiyi aktarmıştır. Kendisinin yetiştirdiği talebelerinden Hasan Arıkan Hocaefendi de bir sohbetlerinde bu bilgiyi şu şekilde aktarmıştır:

El Ezher'e Masonluğu sokan, İngiliz ajanı bir sahte İslam alimi; Muhammed Abduh kimdir? | Akademi Dergisi


abduh, masonluk, muhammed abduh, süleyman hilmi tunahan, cemaleddin efgani, gerçek yüzü, mısır, el-ezher, ehli sünnet,  ilahiyat fakülteler, imam hatipler, yüksek islam enstitüleri,glodstanca,, fil suresi, şeyhulislam, mustafa sabri efendi

El Ezher'e Masonluğu sokan, İngiliz ajanı bir sahte İslam alimi; Muhammed Abduh...

Muhammed Abduh, 1849 yılında Mısır’da doğdu. İlk tahsiline Tanta’da başladı. Bir müddet sonra medreseyi terk ederek köyüne döndü ve ziraatle meşgul oldu. 1866 yılında Kahire’ye giderek Cami-ül Ezher Üniversitesine girdi. 1905’de İskenderiyye’de öldü.

Cemaleddin Efgâni’nin en meşhur talebesidir. Nakli, aklın gerisinde bıraktı. Kendi görüşlerini oluşturmada müsteşriklerden faydalandı. Mısır’da el-Ahran gazetesinde yazıları yayınlanmaya başladı. Bu gazete Arap milliyetçiliğini ön plana çıkarıyor ve Osmanlı aleyhinde neşriyatlarda bulunuyordu. 1881 yılında Arabî İsyanına destek verdiği için önce hapsedildi, 1882’de Mısır’dan çıkarıldı. Beyrut’a gitti, fakat Ehl-i Sünnet âlimleri fırsat vermediği için fikirlerini yayamadı. 

Cemaleddin Efgânî’nin daveti ile Paris’e giden Abduh hocası ile birlikte Ürvetü’l Vüska’yı çıkarmaya başladı. 1885’de Beyrut’a döndü ve Tevhid Risalesi’ni yazdı. Affedilen Abduh, Mısır’a geçti. Zararlı fikirleri bilindiği için evvela mahkeme heyetinde memuriyet verildi. Lakin sonra İngilizlerin desteğiyle Ezher Üniversitesi İdare Heyetine girdi. Sonra üniversitede etkisi artınca üniversite kısmındaki dersleri kaldırarak eğitimdeki kaliteyi düşürdü.

Bundan binlerce sene önce dünyada teknoloji vardı. Şeddad'ın yapay cennetinde elektrik vardı. | Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) | Akademi Dergisi

ad kavmi, elektrik, geçmişteki teknoloji çağları, helak olan kavimler, hud aleyhisselam, irem, irem bağları, kavimlerin helakı, şeddad, şeddad bin ad, teknoloji,

İrem bağının sahibi olan Şeddad ibn-ü Ad, öyle suni bir cennet yaptı ki, hiç bir yerde ve hiç bir belde de onun misli halk olunmadı ve olunmayacak. Rüzgarın bir taraftan esmesi ile ağaçların üzerinde duran kuşlar, diğer tarafta sada veriyormuş. O zaman da elektriğin mevcut olduğu anlaşılıyor. Fenniyatta (bilimde) da muazzam terakki (ilerleme) varmış. Sonra Süleyman (a.s.) zamanında sönmüştür.

| Süleyman Hilmi Tunahan (kuddise sirruh)

Süleyman Hilmi Tunahan hazretleri: Geçmişte de yüksek fen ve teknoloji vardı | Akademi Dergisi


akademi dergisi, davud aleyhisselam, süleyman aleyhisselam, geçmişteki teknoloji çağları, ilim, bilim, teknoloji, süleyman hilmi tunahan, vezir asaf

Süleyman aleyhisselam, üçyüzbin kişilik ordusunu Taif'den Filistin'e havadan bir günde nakletmiştir.

Ordusuyla bir çiftlik üzerinden geçerken, yerde çift süren fakir bir çiftçi o hali görünce;

➥ "Allah'ım âl-i Davud'a ne büyük saltanat verdin." demiş.

Bunu işiten hazreti Süleyman hemen ordusuyla yanına inip;

"Cenab-ı Hakk'ın bana verdiği şu saltanata sakın gıpta etmeyesin. Eğer hayatını hazreti Allah'a ve O'nun peygamberine bağlı olarak geçirirsen, sana verilecek ebedi saltanatın yanında bu gördüğün hiç kalır." buyurmuştur.